15 Temmuz ve Darbe Gecesi

13 Temmuz 2017
0 Yorum Yapıldı Yorum Yaz
657 defa okundu.
15 Temmuz ve Darbe Gecesi

2016 yılının en sıcak günlerinden olan 15 Temmuz Feto Darbe Kalkışması Türkiye’de ve Dünya’da büyük bir demokrasi infiali yaşatmıştır. Kahraman Türk askerlerinin, polis teşkilatının ve en büyük de Türk halkının gayret ve mücadelesi ile 249 şehit ve binlerce yaralı vererek FETO/PDY belasını kısmen de olsa durdurup, püskürterek Türk Halkının iradesiyle tutuklamalar ve yargılamalar başlamıştır. Cennet vatanım terör örgütlerinin adeta yolgeçen hanı olmuş, her türlü terör örgütleri Türkiye’de cirit atar hale gelmiştir. Daha dün Konya’da IŞİD militanlarını etkisiz hale getirilmiş, PKK terör örgütü temizleniyor temizlendi derken bu sefer de Amerika’nın açıktan desteğini alan PYD musallat olmaya başladı ülkemize. Orta Doğu’nun bataklığına saplanmaktayız. Akıllı bir dış politika geliştirmez isek sonumuz pek hayır değil. Karşımızdaki düşmanı biliyor ve tanıyoruz, onunla mücadele etmek kolay. Ya içimizdeki düşman? Belki çok yakınımızda belki de içimizde nasıl ve ne şekilde öğütleneceğini çok iyi bilmekte. Nasıl kamufle olacaklarını çok iyi bilmekteler. Yıllardır adliyede, iç işlerinde, sağlıkta, eğitimde ve ordunun içerisinde örgütlenerek devletin en üst tepesine kadar sızmışlardır. Elbette kolay değildir bunlarla mücadele ama bir taraftan bakınca da “Acaba bu da mı Balyoz, Ergenokon, Oda Tv ya da kumpas davaları gibi sulandırılıyor?” denilmekte. Dün yine gazeteciler içine bakıyoruz 330 sarı basın kartlı gazetecinin Bylok’tan ismi çıkmakta ve onlar elini kolunu sallayarak gezerken Cumhuriyet ve Sözcü gazete çalışanları, akademisyenler tutuklular. Yine kendi ilimize baktığımızda üniversiteden sadece sekiz on kişi, belediyeden üç beş, diyanetten birkaç; daha çok Emniyet ve Milli Eğitim Müdürlüğü’nden alınmalar var. İşin siyasi ayağına valilere, müsteşarlara, genel müdürlere, kaymakamlara, vali yardımcılarına, müdürlere dokunulmadı. İşte burada “Acaba neden dokunulmuyor?” denilmekte. Türkiye’de hain darbe girişiminde bulunanlara destek verenlere, içinde olanlara, kıyısında ya da köşesinde olanlara en ağır ceza verilmeli ama masum insanlar da tutulmamalı. Geciken adalet, adalet değildir. Kırşehir’de FETO’dan tutuklu KAHİAD denen bir dernek vardı; sadece oradan benim bildiğim sekiz on kişi var. Hepsi o kadar mıydı, o dönemde onlarla kimler iş birliği yaptı, kimler ihale verdi, kimlerlerle çalıştı ,kimlerle sabahlara kadar zikir ettiler, kimler okullarında çocuklarını okuttu, kimler dersahanelerine çocuklarını verdi, abi evlerinde, bacı evlerinde, yurtlarında kaldı? 17/25 Aralık 2013’ten önce yapılanlara, olanlara sünger mi çekmek gerekiyor? Onların okullarından, dersahanelerinden o dönemden önce mezun olanlar ne olacak? Eğer terörle mücadele edilecekse sulandırmadan, harbiden yapılmalı, lojistik destek veren herkes sorgulanmalı. Ancak terörle bu şekilde mücadele edilir.

Bizler sabahlara kadar meydanlardaydık ta ki Fetocular da kalabalığa karışana kadar. Hepsini biliyoruz, tanıyoruz ama kimsenin onlara dokunamamasını da hayretle karşılıyoruz.

Anahtar Kelime:
YORUMLAR Bu Yazıya Henüz Yorum Yapılmadı.. Belki İlk Yorumu Sen Yapmalısın..

SOSYAL MEDYA BİZİ TAKİP EDİN

HTML Snippets Powered By : XYZScripts.com