• Döviz Bilgileri Güncelleniyor..
  • KIRSEHIR:
  • Güneş:
  • Öğle:
  • İkindi:
  • Akşam:
  • Yatsı:
  • KIRSEHIR:
  • Bugün
  • Yarın °C / °C

Yediğimiz Peynir, Peynir Değil. İçtiğimiz Süt Değil

12 Şubat 2018
0 Yorum Yapıldı Yorum Yaz
310 defa okundu.

Yediğimiz peynir, peynir değil. İçtiğimiz süt değil. Hadi oradan canım demeyin. Maalesef böyle acı bir gerçek ile karşı karşıyayız.  Merdiven altı ürünler diye adlandırılan sağlıksız ürünler, insanımızın tehdit eden farklı bir canavar. Vücudumuzdaki bütün dengeleri bozarak sağlığımızla oynuyorlar. Kasten adam öldürmeye teşebbüs desem yalan olmaz ama kesinlikle ikinci dereceden adam öldürmeye teşebbüs olsa gerek.

Pekiyi gıda terörünün önüne nasıl geçeriz derseniz. Denetimler mutlaka artırılmalı ürünler sertifikalanmalı. Fabrikalar ürünlerini sertifikalandıracak devlete kaydını yaptırma zorunluluğu getirmeli. Devlet ürünlerin sertifikalarını kontrol edebileceği bir sistem kurarak ürün üzerindeki barkoddaan telefona indirilecek bir uygulama ile ürünü sorgulayıp kontrol edilebilmeli. Hem ürün sahte mi? Gerçek mi? Ve hemde son kullanma tarihi, üretildiği yer, ve buna benzer ürünle ilgili olan gereken her şeyi öğrenebilecek.  Son tüketici veya iş yeri sahipleri, çalışanları şüphelendiği ürünü anında şikayet edebileceği gibi ürün içeriğinin sağlıklı olup olmadığının kontrolü için gerekli kuruma numune gönderebilecek. Şikayet edebilecek. İsterse kendisi ilgili kuruma numune verebilecek. Tahlil sonucu net olarak, tahlil yaptırana da bilgi amaçlı verilmeli. Çünkü ürünün içeriği neden meydana geldiğini bilmelidir. Eğer çıkan sonuçta ürünün sağlıksız olduğu ortaya çıkarsa tahlili yapan kurum ürünün sağlıksız çıkması halinde.  İlgili kurum herhangi bir yanlışa mahal vermemek için kendi yeniden aynı işletmeden ürünü alıp tekrar kontrol ettikten sonra yine aynı sonuçta ürün sağlıksız çıkarsa hemen soruşturma açmalı.  Ve son satıcıdan ilk üreticiye kadar olan yol tersine takip edilerek sorumlular yakalanmalı. Bu kişilere çok büyük cezalar ödetildiği gibi insan sağlığı tehdit etmekten dolayı uzun süreli hapis cezası verilmeli. Ayrıca hapisten çıkan bu kişilerin tekrar ticari faaliyet yapması süresiz olarak yasaklanmalı. Herhangi bir şirkete ortak dahi olması yasaklanmalı. Hatta gıda sektöründe iş dahi verilmemeli.

Eskiden belediye zabıtaları yiyeceklerden numune alıp tahlil yaptırırlardı. Şimdilerde böyle bir uygulama ben göremiyorum. Pekiyi siz görüyor musunuz?

Çürümüş meyvelerden meyve suyu, çürük domatesten salça, çürük sebzelerden konserve dahi yapılabiliyor. Bu sebeple mutlaka ürünler üreticiden tüketiciye gelene kadar her safhada denetlenmeli. Çünkü insan sağlığı çok önemli. Zaten yediğimiz içtiğimiz ürünlerin sağlıksız olmasından dolayı hastaneler dolup taşıyor.

Bazen imminolojik sistemimiz çöküyor. Bazen şeker hastalığına sebep olup, karaciğer iflas ediyor. Kimi zaman böbrekler çalışmıyor. Astım ve alerjik hastalıklar işin cabası. Doğal olmayan yiyecekler, içecekler. Birde teknolojinin insana kaybettirdiği hareket kabiliyeti tembellik olunca. İnsanlar birde spor yapmıyor, yürüyüş yapmıyorsak. Ne idiği belirsiz yiyeceklerin yüzünden halimizi varın siz düşünün.

Yediğimiz peynir değil. İçtiğimiz süt değil. Peki ama ne yeyip içiyoruz hiç düşündünüz mü? Bence düşünce faslını geçip vatandaş olarak , devlet olarak sorgulamak zorundayız.

YORUMLAR Bu Yazıya Henüz Yorum Yapılmadı.. Belki İlk Yorumu Sen Yapmalısın..

SOSYAL MEDYA BİZİ TAKİP EDİN