• Dolar Alış / Satış: 3.937 / 3.944
  • Euro Alış / Satış: 4.668 / 4.676
  • KIRSEHIR:
  • Güneş:
  • Öğle:
  • İkindi:
  • Akşam:
  • Yatsı:
  • Hava Durumu Güncelleniyor..

Ceza Keyfiyete Dönüşürse!

5 Eylül 2017
0 Yorum Yapıldı Yorum Yaz
130 defa okundu.
Ceza Keyfiyete Dönüşürse!

Gerçeği görmek yerine kaynak yaratmak. Kime? Nereye?

Benim derdim her şeyi eleştirmek değil. Ben yaşadıklarımı, gördüklerimi dile getirmeye çalışıyorum. Yasal kurumlar görevlerini yerine getirmek için, içinde bulunulan şartlara bağlı bir şekilde işlerini yapmaya çalışıyorlar. Genel olarak bakıldığında onlar yasal görevlerini yerine getiriyorlar gibi gözüküyor. Bunun içindir ki; eleştiri gerektiren mutlak eksiklikler var.

Ben; trafik polislerinin asli görevlerini, trafiği düzenleme olmaktan çıkıp ceza yazan anlayışa dönüştüğünü düşünüyorum. Kırşehir bir avuç şehir ama, bin avuç derdi ve sıkıntısı var. Onca sıkıntılara ilaveten bu şehirde trafik düzeninin sağlanması ve yönetilmesi. Ceza yoluyla yapılmaya çalışılıyor, Gerçek bu. Bu anlayışa mazeret bulmak çok kolay Bir genelleme yaparsınız; ‘Durum Türkiye’nin her yerinde aynı’. Demek; bana gülünç. geliyor.

Ben rezalet içinde yaşamamak için bu devlete vergi ödüyorum. Devletin yapmadığının suçunu benim tepemde ceza makbuzu olarak dönüşmesinden rahatsızlık duyuyorsam kurumları eleştireceğim elbette.

Kentlerin sağlıklı ve sürdürülebilir gelişmesi yolu ile kent halkının yaşam kalitesinin artırılması kent yönetimlerinin temel sorumluluk alanıdır. Doğrumu? Doğru. Kent yönetimleri yerel bir kurum olmanın yanı sıra aynı zamanda kamu tüzel kişiliğine de sahiptir. Doğrumu? Doğru… Kuruluş amacı toplumun ortak ihtiyaçlarını karşılamak olan ve toplumdan aldığı yetki ile ve yine toplumun kaynaklarını kullanarak hizmet üreten kamu yönetiminin aksayan yönleri uzun süredir sürekli eleştiriliyorsa aksak giden bir şey var demek değilmidir? Kaynakların israf edildiği, halkın görüş ve değerlendirmelerine yer verilmediği, kırtasiyecilikle özdeşleşen bürokratik anlayışla hareket edildiği, formalitelere bağlı kalmak uğruna sorun çözme anlayışının feda edildiği ve benzeri birçok eleştiri yapılmaktadır. Bu doğrumu? Bütün bunlar doğruysa kent insanı neden bu pespaye durumun içinde.

Kırşehir’de önemli olan bir kaç tane kavşak noktası var. Bir gözlemci gönderip inceleyin ki görün rezaleti. Kırşehir’de, Kırşehir plakası taşıyan araç sayısı kadar, bu şehre başka illerden gelmiş, getirilmiş (Bayram harici günlerde aynı) sayısal boyutu çok yüksek, minibüs, kamyonet, otomobil yollarda fink atıyorlar. Ahlaksızca araç kullanıyorlar. Çoğunluğu genç olan, kavgaya ve belaya hazır olan bu sürücüler. Kimdir bunlar. Bunları kim sorguluyor? Adamlar hastane yanında üst geçidin altına minibüsü, kamyoneti gölge diye çekiyor. Ya araçlarının içinde uyuyor. Yada o alanı park yeri olarak kullanarak yolu daraltıyorlar. Kavşaktan emniyetli dönüp yola çıkmak ne kadar mümkün. Bu rezalet şehrin ana ve ara caddelerinde de mevcut. Bu olayların belki de yüzlercesine Trafik polisleri her gün tanık. Niçin düzeltmezler. Bu şehirde trafiği düzenlemek, çiftli park yapan araçların fotoğrafını çekip cezai işlem yapmakla bitiyorsa ne diyelim. Alışırız mı diyelim. Medenilik bumudur.

Eğitimlisi, eğitimsizi, delisi, psikopatı, sarhoşu v.s Bu insanların bir çoğu ehliyetli sürücüler. Özellikle trafiğin sıkışma noktalarındaki trafik akışını içinden çıkışmaz bir hale getirirlerken kimse müdahale etmiyor. Polisin gözünün önünde kural ihlali yapanlar var. Polis aracının içinde oturuyor. Çoğunu da görmezden geliyor. Müdahale etmek bir yere dursun, resmen duruma seyirci kaldıklarına kendim şahit oldum. Polis resmen seyrediyor. Seyrediyor.

Kırşehir’de trafik içinde çıkılmaz bir hal aldı. İnşaat halindeki yollar. Trafik lambalarının çoğu çalışmıyor. Levhalarda yok. Kural tanımayan sürücüler. Yürüyecek yol bulamayan yayalar. Tüm bu olumsuzlukların üzerine trafik polisinin araç fotoğrafları çekerek kent içinde ceza yazma yarışı. Trafik Polisinin öncelikli görevi kaza ve kayıpların önlenmesi için trafiğin güvenliğini sağlaması değilmidir?

Bayram alışverişi için insanlar çarşı içine inmişler. Alışveriş yapanlar, taksit ödeyenler. Arabasıyla gelmiş şehre… Yolların inşa halini cezai fırsata çevirme. İnsanlar araçlarını ceplerine koyup mağazalara öyle girecek halleri yok. Esnafın aracı dükkanının önünde. Alışveriş için çıkmış olan insanın aracını koyabileceği bir yer yok. Araçlar çift sıra oluyor. Polis için de bir fırsat doğuyor. Fotoğrafını çek, bas cezayı. İtiraz ettiğinizde biz anons ettik diyor. Sizler kendinizi yurttaşın yerine koyun. Adam kabinde, elbise deniyor olabilir. Çocuğunu tuvalete götürmüş olabilir. Kasada para ödeme kuyruğunda olabilir. Duymamış olabilir. Bir gün sonra bayram. Esnaf güçlü olacak ki; siz maaş alasınız. İnsanların telaşla dışarı çıkıp polise dil dökme çabası, sıkıntısını anlatma telaşı. Böyle bir anlayış nerede var…

Durumu görmemek. Bilmezden gelmek. Hangi dürtünün çıkışıdır. Şehrin durumunu görmezden gelip, yurttaşa yüklenmek. Sayın vali; Şehrin içini siz biliyorsunuz. Yurttaşları bayram arifesinde böylesine perişan etmek kime kâr? Sanırım şehrin insanına yazılan ceza ile bu işe memur edilmiş polisler limiti doldurdukları için kocaman bir aferin ve ikramiyeyi hak etmişlerdir.

Polisin asli görevi öncelikli olarak trafiği düzenler. Ceza yazmak en son hadde gelindiğindedir. Ben böyle biliyorum. Bu kurala uymak yerine en son uygulanması gereken caydırıcılığı en başa getiriyor. Şehrin durumunu görmeyenlerin ceza yazması bana göre ahlaki değil.

Bu şehir yıllardır trafik ve park sorunu yaşıyor. Şehir merkezinde yapılan alt yapı çalışmaları bu sorunu ikiye katladığını sanırım biliyorsunuz. Çözüm üretmesi gereken yurttaş değil ki; “Devlet” Yani

sizlersiniz. Çözmediğiniz sorunlar ve bana sorunlar yumağında uygulanan ceza. Sayın vali bu davranış ne kadar ahlaki.

Bana göre polisler ceza yazmaktan keyif alıyorlar gibi geliyor. Kavşaklarda park etmiş kamyonetler, canları istediği yerde yolcu indi bindi yapan dolmuşlar, servis araçları ve daha neler, neler. Nice olumsuzluklar meydanda dururken, polisin çift park yapan sürücülerin peşinde koşturması. Bu anlayış, bu kentteki trafik rezaletini bile, bile sürücüye ceza yazma anlayışı.

Halka ceza yazmak, halkı cezalandırma, halkın üzerinden kaynak yaratmak ancak totaliter anlayışta olur. Suçun karşılığı elbette ki ceza olmalı. Suçu devlet işlerse ceremesini yurttaş neden çeksin? Kent içinin bir inşaat şantiyesinden farkı yok. Diğer tarafta resmi araçlardan toplu taşıma araçlarının yaptığı kural ihlali var. Denetim yok. Kontrol yok. Park yapmış araçlara ceza yağdırmak.

Bu şehirde bir noktadan farklı bir noktaya gitmek için çekilen rezaleti biliyor musunuz. Yakılan yakıtın, araçların amortisman girdilerinin bir milli servet olduğunu biliyor musunuz. Yurttaşı yolunacak kaz ve bağırttırmadan yolma anlayışından bir vazgeçebilseniz. Kim bilir bu ülkede neler değişecektir.

Yurttaş ne diyor biliyor musunuz. Trafik polisleri keyfi ceza kesiyor. Bu şehirde otopark sorununu bileceksin, bu inşaat keşmekeşliğini bileceksin. Bu rezaletin yaşandığı kent merkezinde, trafik polislerini avcı gibi kullanacaksın. Bu teşkilatın tüm olumsuzluklar içinde insanlara potansiyel suçlu gözüyle bakması doğrumu? Yanılgının esası burada. Trafik polisinin görevi vatandaşı cezaya boğmak mı? Trafiği düzenlemesini sağlamakla mükellef polislerin keyfi uygulamaları, hepimizi bıktırdı. Diyerek gösterilen tepkinin ne kadar farkında mısınız?

Bu şehrin dört bir yanında, araç park sorunu yaşandığını bilmeyen yerel yönetim olabilir mi? Kesilen ceza makbuzlarının kent trafiğine herhangi bir düzen getirmediğini bilmeyen kim var. Sayın vali bu cezaların kent trafiğine bir düzen getirdiğini mi zannediyorsunuz. Durum ortada. Lütfen ortaya çıkıp gerçeği görün. Her gün ceza kesilen yerlerde, her zaman araç parkına rastlamak mümkün. Çünkü kentte otopark bilinci gelişmemiş ve yeterli otopark yok. Yollar inşaat alanı gibi. Bunun faturası sadece sürücülere kesiliyor. Polisin görevi elinde fotoğraf makinesi ile halka zulmetmek mi? Polisin ceza öncesi eğitsel görevi varken, neden bu yol izlenir. Medeni olmak bumudur sayın vali.

YORUMLAR Bu Yazıya Henüz Yorum Yapılmadı.. Belki İlk Yorumu Sen Yapmalısın..

SOSYAL MEDYA BİZİ TAKİP EDİN