• Döviz Bilgileri Güncelleniyor..
  • KIRSEHIR:
  • Güneş:
  • Öğle:
  • İkindi:
  • Akşam:
  • Yatsı:
  • KIRSEHIR:
  • Bugün
  • Yarın °C / °C

BUNLAR DEĞİL Mİ?

22 Mayıs 2018
0 Yorum Yapıldı Yorum Yaz
569 defa okundu.

BUNLAR DEĞİL Mİ?

‘Celladını kurtarıcısı olarak gören bir toplum, kasabın bıçağını yalayan aptal danaya benzer’.

Karl Marx.

Karpuz seçmeye gösterilen özen. Türkiye’yi yönetecekler içinde birazcık gösterilse? Mümkün değil.

Adaylar belli oldu. Seçilirlerse bizleri yönetecekler. Adayların içinde, Damatlar, Oğullar, Mahkemeden kurtaran hakimler, Avukatlar. Yarışçılar, Çocuklar ve yan grup destekçileri olan tabela partilerinin eski başkanları. Türkiye bunlara teslim. Türkiye bunlara oy verecek. Beni yönet diyecek. Bunun adı tek adama teslim olmaktır.

16 yıl yönettiler. Yalanlarla yine meydanlara çıkacaklar. Kimse 16 yılın hesabını sormayacak.

Sen değil miydin; ülkeyi tarikatlara teslim eden. Sen değil miydin; Türk ordusunu kafese tıkan ve parçalayan. Sen değil misin; ülkenin refah payını Suriyelilere yediren. Sen değil misin; Ülkeler arası stratejiyi ayaklar altına alan.

Sen değil misin; parti devleti yaratmanın peşinde olan. Sen değil misin; kuvvetler ayrılığını ortadan kaldıran. Sen değil misin; ülkede yargıyı yok eden. Sen değil misin; Komşularla sıfır sorun diyerek, sorunları dağ gibi başımıza yığan. Sen değil misin; Yunanlının Ege denizinde işgal ettiği 18 ada ve 110 kayalığına göz yuman. Sen değil misin; Türkiye’ye 4,5 milyon Suriyeli sokup, 85 binini vatandaş yapan, ülkenin refah payı olan 40 milyar doları bunlara harcayan.

Sen değil misin; ülkenin 90 yıllık birikimi olan, Fabrikaları, İşletmeleri, Bankaları,Tesisleri, Limanları, Kıyıları, 16 yılda satan. Sen değil misin; tüketim ekonomisini ülkeye enjekte edip, üretimi rafa kaldırıp işsizliği artıran.  Sen değil misin; Milletin orasına koyduk diyen müteahhitleri palazlandıran.

Sen değil misin; Türk tarımın öldüren, başka ülkelerin çiftçisini ihya eden. Sen değil misin; OHAL’ ile ülkeyi seçime götüren. Sen değil misin; Düşünceyi, gazetecileri hapse tıkan. Sen değil misin; bir günde bu yoksul milletin 6 milyon lirasını harcayan. Sen değil misin; İngiltere’ye 200 kişilik heyet ve maile seyahat edip bir milyar 840 bin 992 lira harcayıp 6 yıldızlı otellerde konaklayan. Sen değil misin; bu ülkede iktidar zenginleri yaratıp, 200 tür vergi uygulayan. Sen değil misin; 700 milyar borçlandıran.

Sen değil misin; Sağlıkta devrim yarattık diyerek halkı soyduran. Sen değil misin; ekonomiyi altüst edip kendi ekonomisini saraylara taşıyan. Sen değil misin; damadı bakan yapan. Sen değil misin kızını danışman yapan. Sen değil misin; şu parmağımdaki yüzükten başka servetim yok diyen!

Sen değil misin; Parlamenter sistemi yıkan. Sen değil misin; Tek adamlık rejimini ülkeye dayatan. Sen değil misin; Atatürk düşmanlığının fitilini ateşleyen. Sen değil misin; ülkenin kalesi olan arşivini tarikata ve CİA ajanlarına açıp tarumar ettiren. Binlerce soru. Halk Soracak mı? Sanmam.

İktidar artık kazanmaya devam etmiyor! Nedeni açıkça ortada. Bu ülkedeki muhalefetin cılızlığı. Parçalanmışlığı. İktidar kaybetme olasılığının farkına varsa dahi rahatsızlığını sezdirmiyor. Kazanacağım diyor. Kaybediyor.

Gerçekte çok rahatsızlar. CHP yakaladığı bu trendi iyi değerlendirmeli ki; ülke kaostan çıksın. Ele avuca konur, dişe dokunur bir proje yok. Muharrem İnce’nin manifestosunun uygulanabilir olasılığı %10 civarında. Diğer yanda 16 yılda ülkeyi yıkıma uğratmış bir iktidar mütemadiyen yalanlarına devam ediyor. Anlaşılır gibi değil.

Herkes gerçekliği tartışmalı. Endişeleri, tercihleri için gerekçe olarak doğruları kullanabilmelidir.

İktidar en çok indirilmekten, muhalefet ise inmezler korkusu içinde. İktidar korkusunu toplumsal endişeye çevirmeye çalışıyor. Vaatler. Diğer yanda ekonomide kötü gidişin 16 yıllık  faturasını kendisine değil. Yine halka çıkartma derdindeler.

Görmezden gelmek… Köleliktir.

Onlar “şimdiye kadar kazandıklarını” güvenceye almanın öncelikli olmasından vazgeçemiyor. Bunun içindir ki; korku; siyaset zemininde; Yargıyı, Eğitimi, Türk Ordusunu partileştirilerek bir parti devleti haline getirmiş olmakla güçlü görünmeye çalışıyorlar.

Seçimlere kalan süre bir ay. 16 yıldır bu millet yaşadıklarından bir sonuç çıkartmamışsa, pes ki; ne pes. TV’lerde konuşan konuşana. Konuşmacılardan birisi diyor ki; ‘Memleketin iki önemli problemi var.  Birisi devletin omurgasının kırılmış olmasıdır. Ülke bir darbe kalkışmasına maruz kaldı. Adam sorunları ortaya koyuyor. Lafın sonunu; Yargıda ve Orduda oluşmuş çeteleşmeye ve 16 yılın bilançosunu FETÖ öbekleşmesine getiriyor.  Erdoğan kandırıldı. Çalışmaları sekteye uğradı’. Diyor.

Kısaca alttan kalkıp üstekini puşt etme çabaları. Kalkışmaya kadar olan süre 13 yıl. Bu ülkeyi kimler yönetiyordu?  Bunların derdi Ülke değil. Ortaçağın karanlık ideolojisi. Bu işi de tarikatlarla yapmayı planlıyorlar.

Devletin omurgasını kıranlar, devlet kadrolarını tarikatlara veren, bugünde aynı hızla devam edenler.  Bunlar değil mi? Dün FETÖ. Bugün MENZİL… Devlet kadroların paylaşımıyla liyakati ortadan kaldıran bugünde aynı hızla devam edenler. bunlar değil mi? En fazla sızmanın olduğu alan Sağlık alanı. Tüm üniversite hastanelerini ellerine geçirmişler.  Geri kalanı siz düşünün. Üniversiteleri parçalayanlar Erdoğan’ın aklı değil. MENZİL’in icratı. Bunlar Sağlıkta tekelleşmeyi hedeflediler. Hızla yayılıyorlar.

Üniversiteleri cemaatlere teslim edenler bunlar değil mi? Yetmedi; bölenler bunlar değil mi? Belediyeler bunlara arsa ve binalar vermedi mi? Dün FETÖ’ydü. Bugün MENZİL. Türkiye’nin omurgasını kırdılar şimdi parçalama zamanı…

Dün; yurttaşı tarikatların kapısında kuyruğa dizenler,  bugünde aynı hızla devam edenler. Bunlar değil mi? Soruları çaldıranlar, çalınmasına göz yumanlar bunlar değil mi? Orduda odaklanmış olan dinci kesimin tasfiyesine şerh koyanlar bunlar değil mi?

Türk Silahlı Kuvvetlerinin tamamını potansiyel darbeci gözüyle bakarak, okullarını, hastanelerini kapatan, hiç bir suçu olmayan askeri öğrencileri ve erleri  katledenlere gazi unvanı veren. Öğrenci ve erleri terörist olarak  cezaevlerine tıkan bunlar değil mi?

Türkiye Cumhuriyetinin kozmik arşivini tarumar eden, kuruluş manifestosunu yok eden bunlar değil mi? Milletin ordusunu şeriatın ordusu haline dönüştürmek isteyen bunlar değil mi?

Üç yıl öncesine kadar AKP’li Milletvekilleri, Belediye Başkanları salya sümük efendinin el ve ayaklarını öpmek için Amerika’da sıraya girenler, bunlar değil mi. Tarikat ehli savcının kıçının altına zırhlı Mercedes sokanlar bunlar değil mi?

Ukala yorumcuya! Devletin omurgasını kim kırdı lan? Sorusunu sormak gerekmez mi? Türk ordusu mu kırdı, yoksa koalisyon askerlerimi?

Dış politikaya bir bakın. Üniter devletin altına dinamit koyan bir kadın milletvekiline iadeyi itibar yapıp milyonlarca para ödeyip büyük elçi yapan bunlar değil mi?

Devletin omurgasını kıran. Felç eden bunlar değil mi?

Ülkeyi korkutarak yöneten. Korku devleti haline getiren. Korku salarak iktidarlarını pekiştirenler bunlar değil mi?

Adaylara sadece şu soruyu sorsanız yeter. Parlamenter sistemin suyumu çıktıda Tek adam rejimini, yani Cumhuriyet yerine Monarşiye istiyorsunuz?

 

 

 

 

Anahtar Kelime:
YORUMLAR Bu Yazıya Henüz Yorum Yapılmadı.. Belki İlk Yorumu Sen Yapmalısın..

SOSYAL MEDYA BİZİ TAKİP EDİN