• Dolar Alış / Satış: 3.828 / 3.834
  • Euro Alış / Satış: 4.513 / 4.521
  • Vakitler Güncelleniyor..
  • Hava Durumu Güncelleniyor..

BENİ ANLAYABİLİRMİSİNİZ!!!

7 Aralık 2017
0 Yorum Yapıldı Yorum Yaz
89 defa okundu.
BENİ ANLAYABİLİRMİSİNİZ!!!

Ben diyorum ki; zorlanan sevgiden, aşk doğmaz…

Rahatsızlığım nedeniyle, yaklaşık 2,5 aydır şehir dışındaydım. Yerel olayları sanal basından takip etmeye çalıştım. Bir kaç gün sonra tekrar döneceğim. İnşallah bu son olur. Aklıma Kırşehir’deki Atatürk anıtları takıldı. Ben bu şehrin bir evladı olarak çarpık olan, yerel yönetimlerce önemsenmeyen, müdahale edilmeyen kentsel olayları kaleme almaktan asla imtina etmedim.

Türkiye Cumhuriyetinin kurucusu “Şanlı Türk Ordusudur”. Ben böyle bir ordunun bireyiyim. Ben ki; gözünde vatanını, gönlünde Atatürk ilke ve inkılaplarını tutabilen, vicdanında dinini saklayabilen, milliyetçilik ve laiklik düşüncesi içinde görev yapanlardanım…

İkinci cumhuriyetçiler, işbirlikçi neo liberaller, siyasal İslamcılar ve etnik bölücüler… Mustafa Kemal Atatürk’ü ulusal kurtuluşçu, antiemperyalist saymasalar da o, tüm dünyanın örnek aldığı devrimcidir. Sömürgeciliğe karşı kurtuluş savaşlarını yeryüzünde başlatan ilk komutandır.

Atatürk insanlık davasının en güçlü izleyicisi, uygarlık anlayışının en yılmaz temsilcisi, milletlere bağımsızlık, insanlara özgürlük idealinin mümtaz savunucu olan bir siyasetçidir… Liderler vardır, çağlarının eğilimlerini sezerler, toplumların o dönemdeki arzularının gerçekleşmesi için toplumla bütünleşirler. O; koca bir ulusu arkasından sürükleyecek ideallerin sahibi bir devlet adamıdır… O; teori ve pratiği en güzel bir biçimde kaynaştırıp bütünleştirerek yaşama geçiren bir devrim ustasıdır. Tüm bunları en az benim kadar sizlerde biliyorsunuz.

Cumhuriyet rejimi ve bu rejimin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk ve Atatürk’e ait her simgeyle kavga eden, yok eden, gücünün yetmediğine tahammül bile edemeyen zihniyetle, bu ülkede yıllarca karşı karşıya kaldık. Demokrasi ve özgürlük tutkunları ve Atatürk’ün yeminli düşmanları! Neden bu konularda tek sözcük söylemiyorsunuz? Dilinizi mi yuttunuz? Korkak sürüngenlerden ne kadar farklısınız? Kaçabileceğiniz sıska bacaklarınız gün geldiğinde sizleri taşımayacak.

10 kasım 2017 günü partili cumhurbaşkanı Atatürkçülüğünü ilan edince bir cümle Atatürk düşmanları da keskin birer Atatürkçü kesiliverdi. ‘Zorlanan sevgiden, aşk doğmaz’… Türk Kurtuluş Savaşı’nın ve devrimlerin önderi, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu ve ilk cumhurbaşkanı Mustafa Kemal Atatürk… Ben buna inanırım. Teferruatlarla sonuç alınmaz.

Ben gördüklerime inanırım. Yaşadıklarımı var sayarım.

Ben ülkemde ayak basmadığım şehir hemen, hemen yok gibi. Avrupa ve Asya kıtasında birçok ülkeye gittim. Gördüklerimin çoğu yürek kabartırken, çoğu da beni çok üzmüştür. Bunun içindir ki edinimlerimle benim kıyas yapmam çok kolay.

Bir yabancının ağzından çıkan “Atatürk’ün Ülkesi” sözcüğü benim için gururların en yücesi, iltifatların en anlamlısıdır. Kuru lafla Atatürk’ü sevmek, Atatürk’ü anlamak değildir. Atatürkçü olmak hiç değildir. Atatürkçü olmak için, öncelikle, Atatürk’ü kabullenmek, anlamak, idealleri yönünde çalışmak gerekir.

Durup dururken aniden Atatürkçü olmak. Mustafa Kemal Atatürk’ün toplumsal değerini anlamak ve günü birlik Atatürkçü olmak! Her neyse.

Benim derdim kavga değil. 10 kasım 2017 günü öncesi ve sonrası Atatürkçü olanlar. Bu şehirde yaşanan birkaç örnek. Dahası da var elbette ki…

Kaman İlçesinde Atatürk’ün ismini caddeden söken, yerine “Prens Mikasa” adını koyan çakma Atatürkçüler. Kırşehir’de yıllarca Mustafa Kemal Atatürk’ün gelişi tarihi olan “24 Aralık 1919” tarihi Belediyenin karanlık koridorlarında kutlayanlar.

Atatürk seviciler önce ana kavşak üzerindeki; At üzerinde Atatürk anıtının önündeki gençlik heykellerini kaldırıp, kılıççı köprüsü kenarına taşıdılar. Sonra kaidesi üzerine saat çaktılar. Ya sonra! Atatürk anıtı, Kırşehir’de yapılacak olan her türlü faaliyetlere yönelik duyur afiş ve pankartlarına bilbord görevi üstlendirildi. Atatürk anıtı artık trafik polisi gibiydi.

Mustafa Kemal Atatürk’ün 24 Aralık 1919 günü Kırşehir halkına Heyet-i Temsiliye ile birlikte seslendiği Yenice mahallesinde valilik konutu yanı başında bulunan arsaya 1927 yılında ‘Gazi’ adıyla üç derslik bir okul yaptılar. Bu okul 2009 yılın da depreme dayanıksız bahanesiyle yıkıldı. Gazi adıyla yenisini yapma sözü verdiler. Arsayı talanın eşiğine getirdiler. Oysa bu şehirde 800 yıllık Selçuklu eserleri ayakta tutuluyor. Valilik binası da depreme dayanıksız düşüncesiyle yıkıldı, yenisi yapıldı, valiliğe bağlı idari şubeler çil yavrusu gibi bu şehrin her tarafına dağıtıldı. Burada bir tek Atatürk anıtı tek başına kaldı. O anıtın kaidesi yıllarca biracıların ve çocukların helası oldu. Pislik ve rezaletin içinde kaldı.

Bu olumsuzlukları dilimin döndüğü kadarıyla yıllarca gazetemde defalarca yazdım. Tek bir olumlu adım Kırşehir Belediye Başkanı Yaşar Bahçeci’den geldi. Bu yazacaklarım aynıyla vaki. “Mustafa Kemal Atatürk’ün Kırşehir’e geliş etkinliğini karanlık koridorlardan dışarı taşıyacağım”. Dedi ve Taşıdı.

Gazi ilkokulunun arsasının yağmacıların elinden çekip aldı. “Mustafa Kemal Atatürk’ün adına yakışır bir park yapacağım”. Dedi ve Yaptı… 24 Aralık 1919 yılında Atatürk’ün halka yönelik konuşma yapmak için üzerine çıktığı temsili taşın seçimine gitmemi benden rica ettiler. Seçilen granit taş parka dikildi. Kavşaktaki anıtın yeri herkes gibi başkana da rahatsızlık veriyordu. Her seferinde yanlış

anlaşılmaktan, Atatürk düşmanı olarak anılmaktan çekindiği belliydi. Bilgilendirme toplantılarında bu çekinceliği açıkça ortaya çıkıyordu. Adımını attı bu işi de yine kararlığıyla başardı. Anıtın bulunduğu yerde eksik olan tek şey anıtı göreceli kılacak olan çevresine yapılacak rölyef çalışması. Bunun en güzel örneğini, Konya’da, Erzurum’da, Kayseri’de , Samsunda görmek mümkün.

Eski valilik binası bahçesinde bulunan anıt heykel nihayet sökülmüş, olması gereken yere taşınmış. Bu konuda tenkitlerim var. Öncelikle bu anıtın olması gereken yer, Valilik binasının önü. Çınar ağaçlarının altı değil. Bana dediler ki; ‘burası geçici’… Neden? Türkiye Cumhuriyetinin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk değil mi? Bu Şehirde Türkiye Cumhuriyeti Devletinin temsilcisi kim? Vali değil mi? Valinin makamı nerede? Anıtın varlığı rahatsızlık mı veriyor? Bu soruların birer yanıtı olmalı. Veya nasıl olmalı?

“Geçici” Bu duyum belki doğru değildir. Doğruysa O anıtı karga yuvalarının bol olduğu çınar ağacı altı yerine götürün depoya koyun olsun bitsin. Bir elinde fırça, bir elinde kova içinde sabunlu su veya uzatılmış bir bahçe hortumu ile bekleyen bir hizmetli. Yada Çınar ağaçlarını kökünden kesip yok etmek.

Örnek şehirler sizlere hiç bir şey söylemiyor mu? Ben burasını anlamakta zorlanıyorum.

Devlet yapısında bir hiyerarşik bir sistem ve anlayışı vardır. Bu anıtın bulunması gereken yer Valiliğe girişte sol, çıkışta sağ tarafta olmalıydı. Arkası valilik binasına dönük olmalıydı.

Halbuki, Mustafa Kemal Atatürk milletinin bütün meziyetlerini savaş alanlarında yakından tanımıştır. Atatürk’ün kararı, inançlı ve dâhi bir devlet adamının kararıdır. Bu kararın temel felsefesinde “Türk İstikbalinin Evlâtlarına” hitap ederken açıkça söylemiştir.

Ey Türk Gençliği!

 

YORUMLAR Bu Yazıya Henüz Yorum Yapılmadı.. Belki İlk Yorumu Sen Yapmalısın..

SOSYAL MEDYA BİZİ TAKİP EDİN