• Dolar Alış / Satış: 3.476 / 3.482
  • Euro Alış / Satış: 4.173 / 4.18
  • KIRSEHIR:
  • Güneş: 06:22
  • Öğle: 12:44
  • İkindi: 16:09
  • Akşam: 18:53
  • Yatsı: 20:10
  • Hava Durumu Güncelleniyor..

Amerika Yargılıyor… Türkiye Serbest Bırakıyor

12 Eylül 2017
0 Yorum Yapıldı Yorum Yaz
108 defa okundu.
Amerika Yargılıyor… Türkiye Serbest Bırakıyor

Adaletin diğer ucu Amerika…

Burası Türkiye diyoruz ya! Birde burası Amerika diyenler var. Türkiye Amerika’dan icazet alırken “Deliğe süpürme” kavramı, çok konuşulmuştu… Recep Tayyip Erdoğan’ın danışmanı Cüneyd Zapsu 2006’da ABD’lilere Erdoğan için “onu delikten aşağı süpürmek yerine kullanın” demişti. Amerika piyon kullanır. Gerektiğinde piyonları feda eder. Zira Amerikan politikaları ve çıkarları her şeyin önündedir. Amerika istediği ülkede darbe yapar ve içine girer. Hat da dibine yerleşir. Ameri,ka Başkanları kendilerini yeryüzünde Tanrının gölgesi olduklarını sanırlar. Bunun içindir ki Dünya’yoı yeniden dizayn etme ve şekillendirme gibi bir misyon üstlenmişlerdir. Her başkanın ifadesi aynıdır. “ABD hükümetinin rolleri vardır. Yeni dönem savaşları milletleri değil, rejimleri hedef alacaktır.

İnsan haklarıymış, uluslar arası hukukmuş, bunların Amerika için zerre kadar önemi yok. Yok ama, Menderes’ten bugüne bu ülkeyle iş tutanlar, Menderes ve Özal’ı siyasi referansları olarak sunanlar bu terör aygıtını stratejik müttefik olarak görürken ve Amerika’da onları ortağım diye okşarken kim bir gram utanma hissetti?

Amerika diyor ki… Oyunun kuralları böyle. Kuralları ben koyarım. İtiraz edemezsin. Ben hep yenerim. Sen değil. Severim de, döverim de. Proje benim, raconu ben keserim, sen ise taşeronumsun. Amerika bu. Anlayana. Lagara süpürmeyi kafasına koymuşsa akıbet gelir mutlak. Amerika teröristtir ama, rakiplerini ve işbirlikçilerini yok etmek bakımından da dünyanın en ileri “Hukuk Devleti”dir. Şimdi elindeki bütün kanıtları, rakibinin süreç içindeki tutumunu gözleyerek ortaya dökecek Türkiye’yi asla rahat bırakmayacak.

Amerika kullanır ve lagara süpürür. Gürcistan, Ukrayna, Kırgızistan, Irak, Libya, Afganistan ve hemen burnunun dibindeki Panama. Bu ülkelerin arasında Türkiye’de var. Bir gazetede okudum. “İran adaletine sığınmaktansa, Amerikan yargıçlarının insafına sığınırım”. diyor yazar. Amerika kullandığı ülkelerden ne istediğini çok iyi bilir. Planlama yapar. Uygular… Amerika kullanır. Amerika her istediğini de aldığı bir gerçektir. Ya uçak düşer. Ya bir uçak Türkiye’ye iner istediğini paketler alır ve götürür. Bazılarını uçakta yargılar ve 10 bin metreden atarak, infazını gerçekleştirir. Bakanlara yurt dışına çıkmayın demenin faydası yok. Onlar korkuyu şimdiden enselerinde hissediyorlardır.

17-25 Aralık 2013… 2 ay sonra üzerinden 4 yıl geçmiş olacak. Sonucu olmayan aydınlatılmayan rüşvet, skandal olayları. Cumhuriyet Savcısı Celal Kara ve Mehmet Yüzgeç’in talimatıyla, O dönemdeki İçişleri Bakanı Muammer Güler’in oğlu Barış Güler, Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan’ın oğlu Salih Kaan Çağlayan, Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar’ın oğlu Abdullah Oğuz Bayraktar, Halkbank Genel Müdürü Süleyman Aslan, işadamları Ali Ağaoğlu, Rıza Sarraf ve Fatih Belediye Başkanı Mustafa Demir’in de aralarında yer aldığı 89 kişi gözaltına alındı. Onlarca ses kayıtları haberlere malzeme oldu. Dönemin başbakanı Erdoğan ve oğlu arasında geçen telefon konuşması. Hepsine kulp takıldı. Paralel yapının işi.Dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan başlatılan soruşturmayı hükümeti ve ekonomiyi hedef alan siyasi bir operasyon olarak açıklıyordu! Kısaca Fetullah Gülen Cemaatinin işi denildi. Ele geçirilen paralara el konuldu. Daha sonra bu paralar faiziyle sahiplerine geri ödendi. Kısaca milletin parası hırsızlara fazlasıyla iade edildi.

Savcı Akkaş, birçok iş adamının da aralarında bulunduğu 41 kişilik gözaltı listesi hazırladı, mahkemeden bazı iş adamlarının malvarlığına el koyma kararı çıkarttı. Akkaş, Başbakan Erdoğan’ın oğlu Bilal Erdoğan için de şüpheli sıfatıyla ifadeye çağrı evrakı hazırladı. Ancak Emniyet, Savcı’nın talimatlarını yerine getirmedi. Burası Türkiye. Babanın dokunulmazlığı koruma özelliğine sahip… 96 şüpheliye yönelik suçlamalar arasında ‘suç işlemek amacıyla örgüt kurmak ve yönetmek, ihaleye fesat karıştırmak ve rüşvet’ bulunuyordu. Bu kişiler zaman içinde serbest bırakıldı. Burası Türkiye. Adalet bırakır.

17 Aralık’tan hemen bir gün sonra emniyetin çeşitli kademelerinde görev değişiklikleri başladı. 18 Aralık’ta, aralarında operasyonu gerçekleştirenlerin de bulunduğu beş şube müdürü görevden alındı. Burası Türkiye…

Paralel yapı, diğer adıyla hükümet ortağı. Acaba neyi paylaşamadılar da bir birlerinin ipliğini pazara çıkarttılar? İran asıllı Türkiye vatandaşı bir kaçakçı, bakanları rüşvetle kullandı. Ne acıdır ki; Amerika’da tutuklandığında iktidar arka çıktı. Zarrab’a vatandaşım diyerek sahiplendi. AKP Sözcüsü Ömer Çelik’in “Amerika’daki bir savcının tasarrufu. Bu olaydan Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı’nın, ya da AK Parti’nin herhangi bir şekilde yan yana anılması dahi söz konusu olamaz” şeklindeki açıklamalarına rağmen, Zarrab’ın ‘AKP Hükümetinin adamı olduğunu ve Erdoğan’ın verdiği göreve İran’a uygulanan ambargoyu delecek bir organizasyon kurarak Halkbank’a ve Türkiye’ye milyonlarca dolar kazandırdığını söylüyor. Halkı, halkın vekili kandırıyor. Kaçakçı Amerika’da bu ifadeyi veriyor.

İyi para götürmüşler.

Çuvalın ağzı henüz açılmadı. Bu rezaletin altından nasıl pazarlıklar ve daha kimler çıkacak. Zarrab’ın iş ortağı Babek Zencani yargılandığı İran mahkemelerinde; Zencani, Zarrab’dan Türkiye’deki kolu

olarak net biçimde söz ediyor. Duruşmalarda ve iddianamede Türkiye’nin adı çok sık geçiyor. Babek Zencani, rüşvet verdiğini inkar etmiyor. Bin 500 kilo altının İstanbul’da uçakta yakalandığında rüşvet vererek uçağı nasıl havalandırdığını açık ,açık anlatıyor.. İran’ın petrol paralarını Türkiye’deki ortağı Reza Zarrab’a verdiğini de açıklıkla dile getiriyor. İfadesine göre; para trafiğinde yüzde 20-25’lik payı ‘aklanma komisyonu’na dağıtıldığını söylüyor. Bu işten (Kara Para) kendi payının %2 olduğunu, Komisyonun %5 Dubai’de, %5’nin ise Türkiye’de kaldığını söylüyor. Zencani, kendisine ait havayolu şirketleriyle Türkiye’ye soktuğu altın ve paraların çıkarılması sırasında, Türkiye’deki ortağı aracılığıyla Türk yetkililere yüksek miktarda rüşvet verildiğini itiraf ediyor. Zencani üç Türk bakana bizzat ne kadar para verdiğini isimlerini söyleyerek anlatıyor. Zencani, Türkiye’de dağıtılan rüşvetin toplam rakamının 8.5 milyar dolar olduğunu iddia ediyor. İddia ettiği 8.5 milyar dolar komisyon’un asıl büyük kısmının dağıtımını ise Türkiye’deki ortağının bildiğini söylüyor. Amerikan mahkemesi Zarrab hakkındaki değiştirilen iddianameye AKP’li eski Bakan Zafer Çağlayan ve Halkbank eski Genel Müdürü Süleyman Aslan da “sanık” olarak ekliyor. Zafer Çağlayan 28 seferde 52 milyon dolar rüşvet aldı. 700 milyarlık kol saati hariç, piyano hariç. Muammer Güler, 10 seferde 10 milyon dolar rüşvet aldı. Oğlunun kendi boyunda kasaları çıktı. Egemen Bağış, 3 seferde 1,5 milyon dolar.

Türkiye’nin yargılayamadığı bu adamlar Amerika mahkemelerinde suç ortağı bakan diye anılıyorlar. Birileri utanması, hat da harakiri yapması gerekir ki bu suratsızlar. bunlar onursuz oldukları için bu işi asla yapmazlar. Bunlar için siyaset millete hizmet etme yeri değildir. Para kazanma, servet edinme yeridir. Ülke çıkarları için siyasete soyunmuş bu kimlikler. Onlar “kara Para” komisyonu dışında bu ülkenin öz kaynaklarını kim bilir nasıl hortumladılar. Bunlar bilinmiyor. Ya da açıklanmıyor.

Bunların ne mal olduğunu bu millet öğrendi. Diğer yanda duran, isimleri açıklanmayan şerefsizleri de mi Amerika sayesinde öğreneceğiz. Amerika adaletinden adalet bekliyoruz.

YORUMLAR Bu Yazıya Henüz Yorum Yapılmadı.. Belki İlk Yorumu Sen Yapmalısın..

SOSYAL MEDYA BİZİ TAKİP EDİN