• Dolar Alış / Satış: 3.953 / 3.96
  • Euro Alış / Satış: 4.638 / 4.646
  • KIRSEHIR:
  • Güneş:
  • Öğle:
  • İkindi:
  • Akşam:
  • Yatsı:
  • Hava Durumu Güncelleniyor..

ADALET… HAK… HUKUK!

16 Eylül 2017
0 Yorum Yapıldı Yorum Yaz
470 defa okundu.
ADALET… HAK… HUKUK!

Sizce nedir bu?

Terör ve Terörist. Veya Terörist ve Terör. Sade yurttaşı bu terör belasına kim alet etmiş, yönlendirmiş ve zorlamıştır. İşe alma vaatleri. Ülkenin parsel, parsel satılması. Cemaat temsilcileri için icat edilen ve verilen yüksek maaşlı kadrolar. Devlet dairelerinin parsellenmesini inkar etmek mümkün mü? Metal yorgunluğu hikayeleri ile aldatılan. Üstü kapatılmak istenilen gerçek. Yargının bağımlılık halleri.

Anayasa, Madde 12/1 hükmüne göre, “Herkes, kişiliğine bağlı, dokunulmaz, devredilmez, vazgeçilmez temel hak ve hürriyetlere sahiptir.” Bu haklar, ‘yaşama hakkı, kişi dokunulmazlığı, düşünme özgürlüğü, ve inanç özgürlüğü, özel hayatın korunması, seyahat ve yerleşme özgürlüğü’ gibi kişisel; ailenin korunması, çalışma ve sözleşme özgürlüğü, sosyal güvenlik hakkı, öğrenimin sağlanması gibi sosyal ve ekonomik; vatandaşlık, seçme ve seçilme hakları, dilekçe hakkı, kamu hizmetlerine katılma hakkı gibi siyasal nitelikte haklardır. Bunlar dışında da, özel hukuktan doğan, kişilerin birbirlerine karşı sahip oldukları haklar mevcuttur. Toplumsal yaşantının ortaya çıkardığı ve bireyler arasında oluşan ilişkiler çok çeşitli görünümlerde olduğu için, bunlar da farklı biçimlerde ortaya çıkar.

Medeni bir ülkede!!! Adalet, Hak… Hukuk…

Aslında iktidarın ilk dansı Fetullah’la değil. Bu iktidar Fetullah’ı yatağından kovmadan, başka tarikatlar koynuna sızmışsa her şey normal mi? Bu milleti sözle kandırmak yetmez. O günlerde onlarla, bugün bunlarla kol kola bu yollarda yürüyorlar. O günlerde onlarla kol kola yürüyenler, yürütenler. Amerika’ya gidip gelenlere hükümetçe verilen emir ve telkinler. Dönüşte ziyaretlere yönelik anılar, basında çıkan övgüler. Bu birliktelik, işi olanlar için tek çözüm kapısı değil miydi? Çaresizlik içine düşmüş sorunlar içinden çıkamayan veya yağmacılığı kendine meslek edinmişler için cemaat gözde kapı değil miydi? Hâla ülkeyi yönetmeye olan arzuları. İnatla bu işte siyasetçi yok demeleri. Şaşılacak şey.

Üniversite kurulmasına, okullar açılmasına, AVM’lerin kurulmasına, Banka ve onlarca şubeleri. ‘Hangi hükümet döneminde onay almıştır’ İhaleler ve aracı kurumlar marifetiyle bu milletin parası kimlerin kasalarına girmiştir? Sorusunun yanıtı ne hikmetse bu ülkede bir türlü bulunmadı. Valiler, kaymakamlar, yargıçlar, akademisyenler, öğretmenler, polisler, askerler, askeri okullar. Çalınan sorular. Bu ülkenin rejimini yıkmaya kalkışmak, falan filanla rafa kaldırılacak kadar basit olabilir mi? Devlet soyuldu. Milli ordu lav edildi. Devlet disiplini rafa kalktı. Kim seyretti? Kandırılmak. Bu milletin salak yerine konulması bu kadar kolay olmamalıydı.

Diğer yanda sorunlar içinde boğulan sade vatandaşı kim veya kimler cemaate yönlendiriyordu? İşe girecek, iş yeri açacak, tayin olacak, sınava (Memurluk sınavları, Üniversite, Askeri ve Polis okulları) girecek kişi veya kişiler illaki cemaatten alınmış sertifika, bağış, ve ZAMAN gazetesi aboneliği. Bank Asya’da hesap açtırmak. Belediyeler ordudan atılan kaç haini hülle-le-diler? Kayıtları sizlerde yok mu? Tüm gerçeklere Yalan demek! Hangi şerefle bağdaşır?

Liyakat istemez… Cemaatin üyesi olmak, o günlerde en muteber yurttaşlık. Kandırılan yurttaşa onlar terörist diyenler, mahkeme koridorlarında soluk aldı. Atatürkçü ve cumhuriyetçileri bir kaşık suda boğma, Türk ordusunu yerin yedi kat altına gömme senaryoları icat edildi. Hükümetin tepesine oturmuş olanlar Hoca efendiye toz kondurmuyorlar. Övgüler. salya sümük ağlamalar ve davetler. Kumpaslarla dağıtılamayan bu ülkenin milli ordusu 15 temmuz sonrası OHAL kapsamında kendi kendini parçaladı. Bu millet kendi ordusunun parçalanmasını izledi.

Cemaate artan bu ilgi, ortaya çakma, çıkarcı cemaatçiler çıkartıyor. Komisyon toplayan aracılar. Çakmaların içinde, bürokratlar, sanatçılar, gazeteciler, imamlar, öğretmenler, sözde iş adamları. türüyor. Bu yoğunluk, Fetullah’ı iktidar kanadı içinde güçlü kılıyor. “Ne istediler de vermedik” sözünün kaynağı aslında hayali olan bu güç odağı.

Amerika ziyaretlerine gerçeklerin yanı sıra çakma cemaatçilerde katılıyor. Bunların gerçek amacı cemaatle iş birliği içinde ülkeyi talan etmek soymak. Bu adamlar boğazda bulunan yalılarda ellerinde viski bardakları, yanlarında Rus dilberleri veya din ile kandırılmış genç kızlar. Ne istediler de vermedik lafının altında, ihalelerden, tutun, milli emlak arsaları, faizsiz krediler, devletin konuşlandığı arsalar, üniversiteler ve bir soygun furyası bu ülkede hiç bu kadar kolay olmamıştı.

Mantara kurt kökünden düşer, sözü sanki bunlar için söylenmiş. Türkiye’nin köküne kurt cemaatler yoluyla böyle düşürüldü. O cemaat gitti, sıradaki cemaatler, boşalan alanda yerlerini almaya başladı. Kısaca zerdali böceği gitti. Kayısı kurdu larvasını ağacın köküne bırakmaya başladı. Bunların tek bir ilacı var. Cumhuriyet ve Atatürk. Bunların köküne aerosol sıkacak muhalefet yok.

Ülkede seçilmişlerin iktidar hırsı, halkı güdüsel boyun eğmeye yöneltti… Arap ideolojisi, Hırs, ülkeye yön veren siyasilerin çıkarları doğrultusunda milletin içine çöreklendi. Boyun eğen toplum. İktidar sahiplerinin derin kötülük eğilimleri içinde boyun eğdirme özlemi taşıdığı gerçeğini anlayamadı… Tehlike geçti zannedenler, daha büyük tehlike sokağın başında. Yakında kapınızın zili sinsice çalacak ve evinize sızacak. Bu kez gelecek olanlar Fetullahçıların hatasına düşmeyecektir.

Çağdaş ülkelerde aklını kiraya vermeyen bireyler ve boyun eğmeyen toplumlar özgürdür. Hataya düşmezler. Biat eden toplumlardan özgürlük beklemek beyhudedir. Arada kalan. Bu tepişmelerin

acısını çeken, canı yanan bu ülkenin saf insanları. Bunun içindir ki bu ülkede hukuku bulmak! beyhude. Bu anlayışın hakimiyeti ile Adalet kavramını yaşatmak mümkün değil. Çünkü bu ülkede Adalet öldürüldü.

Ankara’yı parsel, parsel satan makamında oturuyor. Ben size şunu diyeyim Ankara’yı sadece parselleyen İ… Melih Gökçek’mi???!!! Ankara ondan sorulur, hesabıyla ‘evet’ sattı. Diyen; kişilerin ağzından dökülen sözler. İçin var olduğu söylenen “ADALET” neden işlemiyor? ‘Beraber yürüdük biz bu yollarda’… Bunların ortaklık ideolojisi sizce neydi? Türkiye’nin genelinde çıkar odaklı bu şerefsiz ilişkiyi sürdürmek mi, din ile aldatarak, Arap ideolojisini bu ülkeye yerleştirmek mi. Soyulan bir ülkede sürüleşmiş kümeler yaratmak mı?

Hemen yanı başımızdan bir örnek: Kırıkkale/Yahşiyan Belediyesi. Belediye sınırları içinde bulunan (Kızılırmak civarında) arsaları cemaate hibe ediyor. Cemaat bu arsaları 500M² ile 1000M² bölüyor. Hibe edilen milletin malını, noter kanalıyla (2009-10 yılları arasında) 10 ile 50 bin arasında satıyor. İş birlikçi belediye başkanı halen koltuğunda. İşin enteresan tarafı nedir biliyor musunuz? Bu kişilerin neredeyse tamamının cemaatle bağlantısı yok. Cemaatin sattığı arsaları alan kişilerin bir kısmı hapiste, bir kısmı göz altında. Kişilerin parayla satın aldıkları arsalara OHAL kapsamında el konuluyor ve milli emlake devrediliyor. Belediye Başkanı makamında oturuyor. Milletin elinden alınan arsalar kelepir olarak satılacağı ihale gününü beklerken, kimler ellerini ovuşturuyor derseniz. Diğer İslamcı grubun üyeleri. Mağdur edilmiş insanlar ise bu ülkede olmayan bir şeyin peşine düşmüşler. “Hukuk”.

Cemaate kaynak sağlayan, hatta o tarlaları parselleyenler kim? Yahşihan Belediyesi. Suçlu hazır. Yurttaş! Yurttaşın suçu; ‘Teröre yardım ve yataklık’. Sen teröristlerle kol kola gez. İşbirliği yaptı diye sade vatandaşı cezalandır… Sonra ortaya çık bizi kandırdılar de. Yurttaşa bana mı sordun de. Celallen. Suçu hiçbir şeyden haberi olmayan yurttaşa yık. Para vererek aldığı malına el koy. Bu hukuksa. Beni kadılar yargılasın.

Yer Kırşehir… AEÜ yurdunun hemen yanı başın da bulunan bir tarla… Hangi cemaatin? Bu tarlayı cemaate kim vermiştir. Nasıl edinilmiştir. Sadece bumu? Kırşehir’deki cemaat ve tarikat evleri. Arsa ve Araziler. Gayri menkuller. Bunların onlarca edinimleri. Devlet içinde yer edinme gayretleri. Kaynak kurumlar hangileri? Kimler? Bunları araştırmaya kimin gücü yeter? Destekçileri kim veya kimler. Gücü sağlayan otorite. bu şehirde takip eden etkili: Kim bunlar? Türkiye’yi Ankara, İstanbul olarak görenlerin bu resme çok iyi bakmaları gerekir. Ülkenin bütününden bir haber yaşayanların kısır politikaları ve muhalefetlerinden sonuç almak mümkün değildir.

Terör örgütüne yardım, yataklık ve kaynak sağlamak.

Hukukun olmadığı bir ülkede, teröristle kol kola girenlere. !!!!!!!!!! deseniz yüreğiniz soğur mu?

 

YORUMLAR Bu Yazıya Henüz Yorum Yapılmadı.. Belki İlk Yorumu Sen Yapmalısın..

SOSYAL MEDYA BİZİ TAKİP EDİN